İnebolu’nun Miletler tarafından M. Ö. 6. yüzyılda bir kıyı kolonisi olarak bugünkü Boyranaltı Mahallesinde kurulduğu ve eski adının “Poyraaltı” olduğu tahmin edilmektedir. İyonlular döneminde “IONOPOLIS” olan şehrin adı, daha sonra “INEPOLIS” olmuş ve Selçuklular döneminde de “İNEBOLU”ya dönüşmüştür. İnebolu’nun, 1834’te Küre’ye bağlı bir Nahiye iken 1867 veya 1873’ten sonra İlçe olduğu bilinmektedir.
Kurtuluş Savaşı sırasında silah, cephane ve mühimmat Anadolu’ya İnebolu üzerinden ulaştırılmıştır. 09 Haziran 1921’de Yunan savaş gemileri Panter ve Kılkış İnebolu’ya gelmiş, silah ve cephanelerin teslimini istemiş; verilmeyince de İnebolu bombalanmıştır. Aynı torpidolar 30 Temmuz 1921’de tekrar İnebolu’ya gelerek 3 mermi daha atmış; fakat karşılaştıkları imanlı, azimli savunma ve mücadele karşısında karaya çıkamadan geri dönmüşlerdir. İlçe Merkezi düşman işgaline uğramamsına rağmen İnebolulular çok kayıp vermişlerdir. İnebolu’nun vatansever halkı ve kayıkçısı Yunanlılara karşı yiğitlik destanları yazmıştır. Mustafa Kemal cephede, “Gözüm Sakarya’da Dumlupınar’da, kulağım İnebolu’da” diyerek İnebolu’ya önem vermiş ve İnebolu’nun bu destansı mücadelesi 11 Şubat 1924 tarihinde TBMM’nin çıkarttığı 66 numaralı Kanunla İstiklal Madalyası ile ödüllendirmiştir.
Atatürk, 23 Ağustos 1925’te Kastamonu’ya gelmiştir. Burada İnebolu Heyetini kabul etmiş ve yapılan davet üzerine 25 Ağustos 1925 Salı günü saat 11.00’de Kastamonu’dan İnebolu’ya hareket etmiş; üç gün kaldığı İnebolu’da 27 Ağustos 1925 Perşembe günü Türk Ocağı’nda tarihi İnebolu Nutkunu vermiştir.
İlçemizin şeref ve kahramanlık günü olan 09 Haziran her yıl büyük bir coşkunlukla kutlanmaktadır. Ayrıca, Ulu Önder M. Kemal Atatürk’ün İnebolu’ya geldiği 25-28 Ağustos günlerinde her yıl törenler yapılmaktadır.
|